Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- ABD casusu Emir Mirza Hikmeti, İRİB 3 kanalında yayınlanan itiraflarında, 2001 yılında, Amerikan ordusuna girerek, profesyonel olarak ABD'li eğitmenlerden, askeri ve istihbarat eğitimi almaya başladığını belirterek, "Arapça ve Farsçayı çok iyi bildiğim için, istihbarat bilgilerini yorumlamak amacıyla ilk önce, Irak'ta ABD ordusu içerisinde göreve başladım ve daha sonra, Irak'taki faaliyetlerle eş zamanlı olarak İran'da bazı istihbarat projeleri için de, İran topraklarına giriş yaptım, gerekli eğitimi aldıktan sonra, İran üzerinden, Afganistan ve Birleşik Arap Emirliklerine de gittim" itirafını yaptı.
CİA casusu Emir Mirza Hikmeti itiraflarında, gerekli eğitimi aldıktan sonra İran'a giriş yaparak, bir seri önemli istihbarat bilgilerini toplayarak, alınan bilgilerin değerine göre, kendisiyle irtibata geçildiğini belirtti ve "İran istihbarat birimlerinin doğru değerlendirmeleri ve benim çalışma ve hareketlerimi tespit ederek, sızma çalışmalarını önlemişlerdir" diye konuştu.
İran yönetimi Cumartesi günü bir casus yakaladıklarını duyurmuş, Washington yönetimi ise mesnetsiz diye nitelemiş ve propaganda amacı taşıdığını iddia etmişti.
Hikmeti'nin görüntülerinin yayınlanması ardından Washington yönetiminden henüz resmi bir açıklama gelmedi.
İran hükümeti ABD'yi sık sık gizli operasyonlar düzenleyerek ülkenin istikrarını baltalamaya çalışmakla suçluyor.
Mayıs ayında CIA şebekesi oldukları öne sürülen 30 kişinin yakalandığı duyurulmuş, geçen hafta ise 15 kişi hakkında casusluk gerekçesiyle suç duyurusunda bulunulmuştu.
Tahran yönetimi ay başında da hava sahasına girdiği için bir Amerikan insansız casus uçağını düşürdüğünü duyurmuştu.
Washington yönetimi bir uçağının düştüğünü kabul etti.
Emir Mirzai Hikmeti, 2001 yılında liseyi bitirdikten sonra ABD ordusuna girmeye karar verdi ve 2001 yılında resmen Amerikan ordusunun üniformasını giydi.
Hikmeti, kendisine değişik askeri eğitimler verildiğini, Amerikalıların biraz Arapça ve Farsça bildiğini anladıklarında kendisini bir Arap Üniversitesine göndermek istediklerini söylediklerini, bunun üzerine eğitim üniforması ile Irak’a gittiğini fakat kendisinin Irak’taki istihbarat görevinin, Irak makamları ve ileri gelenleri arasında Amerika’ya karşı ilgisi olanları bulmak ve bir olay olduğu takdirde bu kişilerin Amerikan ordusunca korunmasını sağlamak olduğunu söyledi.
Hikmeti, kendilerinin raporlarını Amerikan ordusu istihbarat kurumuna göndermelerinden sonra güvenlik görevlilerinin bu makamlarla ve kişilerle gizli toplantılar düzenlediklerini ve bu kişilerle daha yakın ilişkiler kurmaya çalıştıklarını belirtti.
CIA casusu Hikmeti, itirafında Amerika’ın Irak’taki hedefleri hakkında da açıklamada bulunarak; Amerikalıların Irak’taki petrol kuyularını ele geçirerek, OPEC teşkilatını sadece dolar ile işlem yapmaya sevketmek üzere iflas ettirmeye çalıştıklarını ifade etti.
Hikmeti, Amerikan askerlerinin bilfiil Irak’ta bulunmasının bir diğer sebebinin de müslümanlar arasındaki İslami gruplar arasına sızarak bu gruplar arasında tahribat yaratmak olduğunu belirtti.
Kendisini çabucak CIA’ya kabul ettiren bu casus, Irak’ta birkaç ay süren görevinin sona ermesinden sonra bazı istihbarat kurumları tarafından istihdam edildi.
Kısa adı ‘DARPA’ olan ABD Savunma Bakanlığı İleri Araştırma Projeleri Ajansı, Hikmeti’yi 2007-2009 yılları arasında hizmetine aldı.
Hikmeti, DARPA’daki görevinin ardından, Ortadoğu’daki kamuoyunu değiştirmek üzere belirli oyunlar ve filmler tasarlamak ve hazırlamaya yönelik CIA kontrolündeki 'bir bilgisayar şirketine' girdi.
Söz konusu bu şirketin başkanının kendisine telefon ederek, Hikmeti’ye, kendisinin bir cv’sini DARPA’dan aldığını ve bir proje için birlikte işbirliği yapmak istediklerini söyledi.
Şirket görüntüsü altında çalışan bu CIA biriminin sadece müdürünün kendisinin CIA ile çalıştığını bildiğinin söyleyen Hikmeti, sonunda karmaşık bir operasyonla İran istihbarat birimlerine sızmak üzere seçildikten sonra, bu önemli görev için önemli eğitimlerden ve de defalarca yalan testleri, psikolojik testler ve doktor kontrollerinden başarıyla geçerek, CIA’nın özel görevlisi olarak İran topraklarına sızmak üzere tayin edildiğini belirtti.
İki yıl Irak’ta bulunup, gizli sistemler ve istihbarat toplama yöntemleri üzerine özel eğitim verilen Hikmeti, Hanemi’nin kendisiyle temas geçip Irak’taki eğitimlerinden sonra kendisini görmek istediklerini ve projeleri için kapasitesinden yaralanmak istediklerini söylediğini anlattı.
Washington’daki bir otelde bir adamın gelip kendisine bir buçuk saat değişik sorular sorduktan sonra Hikmeti’ye kendisinin uygun gördüldüğü taktirde göreve gönderebileceklerini ve eğer gerekirse İran’a gidip gidemeyeceğini sorduklarında ‘evet’ dediğini söyledi.
Hikmeti, İran İstihbarat Bakanlığı’ndaki görevi hakkında Amerikalıların kendisine, İran İstihbarat Bakanlığı’nın bir kaynağı olarak çalışacağını, onlara bilgi verdikten sonra parasını alacağını ve geri döneceğini söylediklarini belirterek, proje için gerekli bilgileri toplamak üzere istihbarat sistemlerine seri şekilde ‘giriş izni’ almak üzere Afganistan’daki Bagram’a gönderildiğini, bu arada İran’daki değişik ağlardan ve Bagram’daki faaliyetlerin bir kışlada İran asıllı bir Amerikalı tarafından gözetim altında tutulduğundan haberdar olduklarını ve daha sonra da Dubai’ye uçtuğunu anlattı.
İki gün Dubai’de kaldıktan sonra direkt bir uçuşla Tahran’a geldiğini belirten Hikmeti, Amerikalıların, İran istihbarat birimleri için yönteminin ‘başta değerli bilgiler verdikten ve İran İstihbarat Bakanlığı’nın bu bilgilerin iyi ve değerli olduğunu gördükten sonra kendisiyle temas kurulup İran istihbarat görevlilerini tanımaları’ olduğunu belirtti.
İran istihbarat birimleri tarafından Hikmeti'nin bu iş için hevesli olduğu kavranmış ve bilgilerin doğru değerlendirmekle için ikincil mahiyeti de ortaya çıkmışve de kendisinin görev için seyahat ettiği güzergah ve yolların tanımlanması ile ‘sızma projesi’ kontrolü ele elınmıştır.
Bu CIA casusunun, İmam Zaman (ac)’ın meçhul askerleri tarafından yakalanması ile sadece ‘sızma projesi’ başarısızlığa uğratılmakla kalmamış aksine Amerikalıların rol oynadıkları geniş bir casusluk şebekesi tanımlanmıştır.
Emir Mirzai Hikmeti'nin itiraflarından kesitler: